RUSYA SORUŞTURMASI RAPORU
Photo by Tuna Sanli
ABD’de 2.5 yıllık bekleyiş sona erdi
Trump…Rusya…Trump…işbirliği…Trump…Başkanlık seçimi…Trump…Kampanya ekibi…Trump…Putin…siber saldırı…Trump…Putin…Trump…
ABD’de Trump’tan hazzetmeyen ana akım medyanın haber ve yayınlarındaki her iki kelimeden biri Trump oldu.
Manşetlerden 2 kelime eksik olmadı: Rusya soruşturması..
Trump’ın buna tepkisi de 2 kelimeydi: Cadı avı…
Soruşturmada ABD’de 2016 yılındaki Başkanlık seçimine Rusya’nın müdahale ettiği ve Trump ile kampanya ekibinin Ruslar ile işbirliği yaptığı iddiaları inceleniyordu.
Medyanın, Rusya soruşturmasında Trump’ın Rusya ile işbirliği yaptığına dair kanıt bulunacağına dair beklentisi yüksekti.
ABD siyasi tarihinde 4’üncü kez başkanı azil sürecinin başlayacağından emindi hepsi. Ana akım medya, pek çok uzman ve Demokrat Parti 2 buçuk yıl boyunca sabahtan akşama Trump’ı yaylım ateşine tuttu. Ancak…
Dağ fare bile doğurmadı
400 sayfa olduğu söylenen rapor 2 gün içerisinde Adalet Bakanı William Barr tarafından okundu ve özetlendi.
Raporun özeti 24 Mart 2019’da Kongre’ye gönderildi. Kongre hemen kamuoyu ile paylaştı.
Raporun özetinde Rusya soruşturmasının özel savcısı Robert Mueller’ın Trump ve kampanya ekibinin Ruslar ile işbirliği yapmadığı sonucuna vardığı belirtiliyordu.
Mueller’ın Trump’ın adaleti engellemeye çalıştığına dair somut kanıta rastlamadığını belirttiği ancak aklamadığı ifade ediliyor, “Zor konular” diyerek bu konuda yorumu Adalet Bakanı William Barr’a bıraktığı kaydediliyordu.
Mueller’ın, soruşturmada öncekilerden başka hiç kimseyi suçlamadığı da açıklandı.
Trump 9 Kasım 2016 sabahından bu yana ilk kez derin bir nefes aldı. Başkanlığının en rahat ve mutlu haftasına girmişti.
Zafer açıklamaları ve tweetleri birbiri ardına geldi.
En dikkat çekici olanı, soruşturmanın kendisini devirme amaçlı olduğunu söylemesi yani bir nevi darbe girişimi olduğunu ima etmesiydi.

Demokratlar, Adalet Bakanı William Barr’dan raporun tamamını kamuoyuna açıklamasını istiyordu.
Temsilciler Meclisi Başkanı, Demokrat partinin tecrübeli politikacısı Nancy Pelosi William Barr için “Trump’ın yasalardan üstün olduğuna inanan birinin hazırladığı soruşturma özetine bakarak hüküm veremeyiz” dedi.
William Barr, Baba Bush’un Adalet Bakanıydı, yani 30 yıl önce de bu görevdeydi. Amerikalılar onun tarafsız olduğuna güveniyor, bu nedenle Pelosi’nin sözleri pek de alıcı bulmadı.
Ama bu, raporun tamamını görmeye gerek duymadıkları anlamına da gelmiyor. Zira anketler Amerikalılar’ın yüzde 84’ünün raporun tamamının kamuoyuna açıklanmasını istediğini ortaya koydu.
Daha da çarpıcı olanı, Cumhuriyetçi parti seçmeninin yüzde 75’i raporun tamamının açıklanmasını istiyor.
Trump raporun tamamının açıklanmasının kendisi açısından sorun teşkil etmediğini söyledi. Senato’da çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçi Parti ise Demokratlar’ın raporun tamamının kamuoyuna açıklanmasını öngören tasarısını 2 kez bloke etti.
Trump rapordan memnun
Mueller raporu, ABD’de 2016’daki başkanlık seçimine Rusya’nın 2 kez müdahale ettiğini ortaya koydu.
İlk müdahalede sahte hesaplar ile troller oluşturarak Trump’ın rakibi Clinton aleyhinde sosyal medyada kamuoyu oluşturmaya çalıştığı belirtildi.
İkinci müdahalede ise siber saldırı ile Demokrat Parti kampanya ekibinin ve Hillary Clinton’un elektronik postalarını ele geçirdiği ve bunları Wikileaks’e sızdırdığı ifade edildi.
Ancak her ikisinde de Trump ve kampanya ekibinin işbirliği yaptığına dair bir kanıta rastlanmadığı belirtildi.
Bu, Trump cephesine cephane verdi.
“Ruslar seçimimize müdahale ettiğinde Başkan Obama, FBI Direktörü James Comey, CIA Direktörü James Clapper neredeydi? Ruslarla işbirliği yapanın kim olduğu ortaya çıktı” söylemi başta Trump olmak üzere herkesin dilindeydi.
Demokratlar ister istemez biraz frene basmış görünüyor. Zira şu aşamada Trump seçmeninin gözünde mağdur başkan pozisyonunda.
Mitinglere hız kazandırırken bu rüzgarı 2020 seçimine kadar kullanacak gibi görünüyor.