Trump ile Kim arasında ikinci zirve…
Tuna Şanlı – 2.3.2019

Beklenti fazla, umut azdı
ABD Başkanı Trump’ın Kuzey Kore Lideri Kim Jong Un ile ikinci zirvesi için dünya basınında pek çok şey yazılıp çizildi.
Kore Yarımadası’nın nükleer silahtan arındırılmasına ilişkin bir Yol Haritası belirlenebileceği, ABD’nin Kuzey Kore’ye yaptırımları kademeli olarak kaldırmaya başlayacağı gibi…
Kore Savaşı’nı resmi olarak sona erdirmek için bir barış anlaşması* imzalanabileceği dahi tartışıldı.
ABD basını ise temkinliydi. Kuzey Kore ile ilgili kamuoyunda güven sorunu vardı.
Dağ fare doğurdu
Dünya basınındaki beklentilerin hiçbiri gerçekleşmedi. Vietnam’da dağ fare doğurdu.
Zirve; nükleer silahsızlanma ve yaptırımlar başlıklarında tıkandı.
Hangisinin önce yapılacağı konusunda taraflar anlaşmaya varamadı.
Trump, “Anlaşma metni hazırdı ama imzalamam için uygun bir metin değildi. Kim Jong Un önce yaptırımların gevşetilmesini istedi. Buna hazır değiliz” dedi.
Belli ki ABD Kongresi ve kamuoyunun baskısı sonuç vermişti.
Kongre ve kamuoyu Kuzey Kore’ye güvenilmeyeceğinin daha önce defalarca kanıtlandığı görüşünde. Bu yüzden önce Kuzey Kore’nin adım atmasını istiyor.
ABD Kongresi yaptırımlar kaldırılmadan önce şunların yerine getirilmesini istiyor:
- Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması
- Kuzey Kore’nin nükleer programına son verildiğinin BM silah denetçileri tarafından teyit edilmesi
- Kim’in insan hakları ihlallerine son verdiğinin teyit edilmesi
Başta Cumhuriyetçiler olmak üzere kamuoyunun geneli “aceleyle kötü bir anlaşmaya imza atmaktansa hiçbir anlaşma imzalanmaması daha iyi” yaklaşımındaydı.
Kuzey Kore’nin sözünde durmayacağı düşüncesi ağırlıktaydı. Kim Jong Un’un babası Kim Jong Il’in nükleer müzakerelerin yapıldığı Altılı Görüşmeleri 2009’da terketmesini örnek veriyordu herkes.
Trump’a sert eleştiriler de yöneltildi. Amerikalo öğrenci Otto Warmbier’in 2017’de Kuzey Kore’de hayatını kaybetmesi ile ilgili olarak “Kim’in haberi yokmuş” demesi büyük eleştiri topladı.
Trump Kim Jong Un’u desteklemekle suçlandı.
Demokratlar’ın ve basının önemli bir kısmının gözü ve kulağı Vietnam’da değil Trump’ın eski avukatı Cohen’in ifade verdiği Temsilciler Meclisi’ndeydi. Zirve, Michael Cohen’in gölgesinde kaldı yani.
Trump’ı takip etmek için Washington’un buz gibi havasına 1 hafta ara verip Hanoi’ye giden gazetecilerin tek elde ettiği, tropik iklimdi.
Zirvenin kazananı Vietnam oldu…
Vietnam denilince akla ilk gelen ABD tarafından “uzatılmış askeri muharebe” olarak tanımlanan, dünyanın ise savaş dediği Vietnam Savaşı’ydı…
58 bin Amerikalı, 1 milyon 100 bin Kuzey Vietnamlı ile 250 bin Vietnam askerinin hayatına malolan Vietnam Savaşı için Holywood onlarca film ve belgesel çekti. Çoğu, savaşta istediğini alamayan ABD’nin imaj düzeltme çabası olarak yorumlandı.
Eski düşman, Donald Trump’ın Kim Jong Un ile zirvesi için belirlenirken ticari anlaşmalar ile geçmişin izleri silinmeye çalışıldı.
Başta demiryolunun geliştirilmesi ve 21 milyar Dolarlık havayolu anlaşmaları olmak üzere pek çok alanda yatırım anlaşmaları imzalandı. Vietnam Asya için büyüme modeli olarak tanıtıldı.
Sonuçta, ABD-K.Kore zirvesinin kazananı Vietnam oldu.
*Kore Savaşı’nı 1953’te sahada fiilen sona erdiren bir Ateşkes Anlaşmasıydı. ABD, Türkiye, G Kore… kısaca Batı ile Kuzey Kore teknik olarak yani kağıt üzerinde şu an savaş halinde…
Kore Savaşı 1953